IRCKaynak

irckaynakIRCKaynak ” 29 Ağustos 2010 ” tarihinde Regex tarafından kurulmuş bir IRC forum sitesidir.

Site IRC, IRCd, mIRC ve Webmaster başta olmak üzere genel, güncel, teknoloji ve eğlence kategorilerini de içeriyor.

Umuyoruz ki IRC forum siteleri içerisinde yine ilklerin içerisinde yerini alacaktır, irckaynak.com.

Siteye girmek için BURAYA tıklayınız.

IRCKaynak sitesine başarılar diliyoruz. Eğer IRCKaynak hakkında görüşleriniz varsa bu görüşlerinizi aşağıdan yorum bölümünden bizlere iletebilirsiniz.

Kategorilenmemiş kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

MEB SBS’ye El Attı

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, iki yıldır uygulanan Seviye Belirleme Sınavları ile ilgili velilerden bazı şikayetler aldıklarını belirterek, bu nedenle SBS konusunda bağımsız akademisyenlere araştırma yaptırıldığını bildirdi.

Bu araştırmanın sonucunu beklediklerini belirten Çubukçu, aksayan yönler tespit edilirse bunların üzerinde duracaklarını söyledi.

Çubukçu, Anadolu Ajansı’na, SBS ile ilgili yürütülen çalışmaya ilişkin açıklama yaptı.

SBS’nin 2 yıl önce Ortaöğretim Kurumları Sınavı’nın (OKS) yerine getirildiğini anımsatan Çubukçu, bir sınav sistemi değişikliğine gidildiğinde veya ölçme-değerlendirme ile alanlarla müfredatla ilgili değişiklikler yapıldığında, bu değişikliklerin sonuçlarını kısa vadede görmenin mümkün olmadığına işaret etti. Çubukçu, ”Bazen bir sonucu test edebilmek için doğru mu yanlış mı diye, çok uzun yıllar geçmesi gerekiyor. Oysa ki eğitim sistemi artık daha hızlı ve rekabete açık, değişimin de artık daha hızlı gerçekleştirilmesi gereken dönemlerdeyiz” diye konuştu.

”BEKLENTİ OLUŞTU”

SBS sistemi getirildiğinde birtakım beklentiler oluştuğunu belirten Çubukçu, çocukların dershaneye yönelmelerinin önleneceğinin söylendiğini kaydetti.

Yeni sisteme geçilmeden önce yaşanan tartışmalara değinen Çubukçu, OKS’ye yönelik itirazları ve eleştirileri anımsattı. Öğrencinin tek bir sınavla değerlendirildiği, sınavın tam ergenlik dönemine denk geldiği, ölçme-değerlendirmenin sağlıksız olduğu, sadece sınav sonuçlarının değil okul başarılarının da etkili olması gerektiği yönünde birtakım tartışmalar yapıldığını anlatan Çubukçu, şöyle devam etti:

”Bakanlık da bu manada çok kapsamlı bir çalışma yürüterek, tüm tarafları biraraya getirdi. Büyük bir yenilik olarak sunuldu ve beklenti oluştu. Bu itirazlar ve bu beklentilerle birlikte oluşturulan yeni sistem yürümeye başladı ve henüz iki yıllık bir süreçte bu kez itirazlar başladı.

İki yıllık uygulama sonucunda velilerden şu tür şikayetler alıyoruz; ‘çocuğum neredeyse sürekli ders çalışıyor, sosyal aktivitelerini ve hobilerini tamamen kaybetti. Daha doğrusu bir hobiye ayıracak zamanı yok. Zamanının büyük bölümünü dershanelerde veya ders alarak geçiriyor. Bu sınav sistemi öyle bir hale getirdi ki bizi, çocuğum çok daha erken yaşlarda ve daha yoğun bir çalışmayla karşı karşıya kaldı ve bu sorumluluk çok ağır.’

Biz bakanlık olarak bütün bu itirazları dinlemek durumundayız. Kulağımızı açmak durumundayız. Yaptığımız her şeyi ‘hiç tartışılmaz, en doğrusu bu’ diye ilerleyemeyiz. Aslında Türkiye‘de her uygulama çalışmasını veya bu tür çalışmaları, her yeni sistemi, beklenen amaca hizmet edip etmediğini, bütün bu ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığını ve uygulamadaki aksaklıkları görmek için mutlaka araştırmalara konu etmek lazım.”

Çubukçu, bu nedenle SBS’nin incelenmesi için çalışma başlatıldığını bildirdi. Çubukçu, ”Biz de SBS sisteminin her yönüyle incelenmesi için, öğrenci üzerindeki etkisi, okul başarısı ve öğrenme yöntemleri üzerindeki etkisiyle ilgili kapsamlı bir araştırma yapalım, dedik. Sonuçlarına göre aksayan yönler varsa bunların üzerinde duralım” diye konuştu.

SBS’nin kaldırılacağı yönündeki söylentilerle ilgili de Çubukçu, ”İki yıl önce belirlenmiş, bu kadar geniş mutabakatla. ‘Tekrar OKS’ye dönelim…’ Demek ki onun da sayısız sakıncaları ve sıkıntıları vardı. Böyle bir şey yok” dedi.

”RAPOR BEKLEYECEĞİZ”

SBS ile ilgili araştırmanın bakanlık dışından uzmanlara yaptırılacağını ifade eden Çubukçu, bunun için ihaleye çıkıldığını anlattı.

Çubukçu, ”Konu başlıklarına göre bir grup akademisyen ihaleyi aldı. Bağımsız bir akademisyen grubu araştırma yapıyor. Yani Bakanlık içinde yaptırmıyoruz. Onların raporlarını bekleyeceğiz” diye konuştu.

Eğitim kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

“Vakıf Üniversiteleri Frenlenecek”

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan, gelecek 5 yıl içinde bazı vakıf üniversitelerinin kapanma noktasına gelebileceğini belirterek, “Bu yıldan sonra vakıf üniversitelerinin açımında frene basmamız gerekiyor.” dedi.
Yusuf Ziya Özcan, Akademisyenler Birliği’nin düzenlediği Üniversite ve Bilim Sempozyumu’na katıldı.

Özcan, burada yaptığı konuşmada, yükseköğretimin sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

En önemli sorunun öğrenci sayısındaki artış olduğunu belirten Özcan, bu doğrultuda artan öğretim üyesi ihtiyacına dikkat çekti. Özcan, kabaca bir hesaplama ile Türkiye‘nin 30-40 bin öğretim üyesine daha ihtiyacı olduğunu belirtti.

Liselerden her yıl ortalama 540 bin öğrencinin mezun olduğunu ifade eden Özcan, “Ama bir önceki seneden kalmış, ikinci defa şansını deneyen, bir defa üniversiteyi bitirmiş tekrar girmek durumuna olan, üniversiteden atıldığı için tekrar geri gelen öğrencilerin toplam sayısını düşünürseniz ki, bu sayı 860 bindir. Bu yeni lise mezunlarından çok daha fazla bir rakamdır. Bu kadar rakamı her yıl taşımak zorundayız.” diye konuştu.

Söz konusu 860 bin öğrencinin eritilmiş olması durumunda, üniversiteye girişlerdeki arz ve talebin örtüşeceğini kaydeden Özcan, şöyle devam etti: “Ama omuzlarımızda taşıdığımız 860 bin öğrenci, sistemi değiştirmemize de engel oluyorlar. Açık uçlu sorulardan müteşekkil bir sınav vermek hepimizin belki arzusudur ama sayı o kadar yüksek ki onu yapacak durumda değiliz. Onun için o tür faaliyetlerden geri duruyoruz. Öncelikli amacımız 860 bin öğrenciyi eritmektir. O yolda da fena gitmiyoruz. Biraz belki kaliteden de ödün vermek pahasına üniversitemize daha fazla öğrenci almaya karar verdik. Bizim başladığımız yıldan bu yana 2 yıl geçti. Kontenjanlarda neredeyse 200 binden fazla artış oldu ki, gayet iyi bir artış. Bunu mevcut kontenjanları artırarak yaptık, ikinci öğretime ağırlık verdik. Açık öğretimin bazı bölümlerini herkese açık hale getirdik.”

VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDE FRENE BASMALIYIZ

Üniversite sayısında da tatmin edici artışlar olduğunu ifade eden Özcan, vakıf üniversitelerine dikkat çekti. Türkiye’de 47′si vakıf, 97′ü devlet olmak üzere 141 üniversite bulunduğunu vurgulayan Özcan, “Bu yılın sonunda sayı 150′yi bulacak. (üniversite sayısının) 200′e kadar gidebileceğini düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

Türkiye nüfusunun 15-20 yıl sonra 90 milyon olacağını kaydeden Özcan, “Böyle bir nüfusta yükseköğretim çağında olan (bu rakamlar TUİK’in) öğrenci sayısı onların hesaplarına göre 1 milyon 200 bine çıkıyor. Bundan 13 yıl sonra yükseköğretimde yüzde 50 okullaşma oranını tutturduğumuzu farz etsek ki bu 600 bin öğrenci eder. 600 bin öğrenci ile baş başa kalacağız demektir. Bu hem iyi bir haber hem kötü bir haber.” ifadesini kullandı.

Özcan, böyle bir durumda öğrencilerin ‘zorlu bir sınava girmek zorunda kalmadan’ istedikleri üniversiteyi seçebileceklerini; aynı zamanda ise vakıf üniversiteleri arasındaki rekabetin artacağına dikkat çekti.

Özcan, şunları söyledi: “Maalesef, çok isteyerek ve sevinç ile açmamıza rağmen 3-5 yıl sonra kapanma gibi bir durum ile karşı karşıya gelebilecekler. Bir şekilde bu yıldan sonra, vakıf üniversiteleri açımında da frene basmamız gerekiyor. Bu projeksiyonlarla daha fazlasını yapmak bile bile hata işlemek olur. O yüzden bu konuda da ülkece dikkatli olmamız gerektiğine inanıyorum. ”

2547 SAYILI KANUN YAMALI TORBAYA BENZİYOR

YÖK’ün mevzuat konusunda da ciddi çalışmalar yaptığını kaydeden Özcan, “Yamalı torbaya benzeyen 2547 sayılı Kanun’umuz var. Ek maddeleri, ana maddelerinden daha fazla bir hale geldi. Onu da derhal düzeltmemiz lazım ama bu siyasi konjonktürde ne kadar başarı ile bu iş yapılabilir, düşünmek bile istemiyorum. O yüzden nokta atışları yaparak, kanunda en çok aksayan yerleri değiştirmek gibi bir karar aldık. Onun için uğraşıyoruz.” açıklamasını yaptı.

Özcan, YÖK ve ÖSYM’nin yeniden yapılandırılması çalışmalarına da değindi.

YÖK’ün ‘kaburgasının 21 üniversite için kurulduğunu’ kaydeden Özcan, bugün sayının 141′e ulaştığını, mevcut yapının bu durumu karşılayamadığını aktardı.

Mesleki ve teknik eğitimin yeniden yapılandırılması çalışmaları çerçevesinde katsayıların yeniden düzenlendiğini aktaran Özcan, Danıştay’ın iptal kararlarını hatırlattı.

İtirazlarının 15′e karşı 14 üyenin oyu ile reddedildiğine dikkat çeken Özcan, bir üyeyi daha ikna etmeleri halinde sorunun çözüme kavuşacağını yineledi.

Eğitim kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Okulun Güvenliği Başarıyı Etkiliyor

Demokrat Eğitimciler Sendikası’na(DES) bağlı DES Stratejik Araştırmalar Merkezi(DESAM) tarafından hazırlanan 2. Eğitim Bileşenleri Araştırma Raporuna göre, okulun güvenli olması öğrenci başarısını da etkiliyor. Okul güvenliği ile ilgili gerekli önlemleri almayan ve istenmeyen olayların sıkça meydana geldiği okullarda öğrencilerin başarısı ise oldukça düştüğü görülüyor.
Son dönemlerde basında yoğun olarak yer alan okullardaki güvenlik ve şiddet sorunlarıyla ilgili Ankara’daki 20 ilk ve ortaöğretim okulunu inceleyen DESAM’ın raporuna göre, şiddet olayları daha çok fakir semt okullarında yaşanıyor. Okullarda yaşanan olaylar genellikle koridorlar, spor alanları, okulun giriş çıkış yerleri ve kantin gibi mekanlarda meydana geliyor. Rapor, okullardaki sorunların büyük bir kısmını okuldaki küçük bir azınlığın çıkardığını ortaya koyuyor.
Okuldaki gözetim ve denetim faaliyetleri planlanırken, sayıca az olan bu öğrencilerin bulundukları yerlere özel bir dikkat gösterilmesi gerektiği belirtilen raporda, bu öğrencilerin hem kendilerini hem de olası mağdurları şiddete karşı korumak için yetişkin gözetim ve denetiminin artırılmasının gerekliliğine dikkat çekiliyor. Raporda, öğrencilerin kendi güvenliklerinin sağlanmasına aktif bir biçimde katılmalarının en etkili ve işe yarar güvenlik plânlarının hazırlanmasında ki önemine de vurgu yapıyor.
Raporda, alınan bütün önlemlere rağmen okullarda şiddet ve saldırganlık olaylarından tamamen kurtulmanın mümkün olamayacağını fakat bu olayların en aza indirilmesi gerektiği belirtildi.

HANGİ ÖNLEMLER ALINMALI?

Raporda, okul güvenliği ile ilgili olarak şu çözüm önerilerine yer verildi:
Saldırgan davranışlar gösteren öğrencinin bu tür davranışlar yerine spor, bilgisayar, güzel sanatlar etkinlikleri, akademik çalışmalar gibi çeşitli alanlara yönelmeleri sağlıklı davranışlar geliştirmelerini kolaylaştırabilir. Okul idaresi ve okul psikolojik danışmanı öğrencilerin saldırgan davranışların yerine alternatif yeni davranışları öğrenmesinde rehberlik yapmalıdır.
Öğrencilerin hangi durumlarda nasıl davranmaları gerektiğine ilişkin bilgiler içeren kılavuzlar hazırlamalıdır. Bu kılavuzlarla kurallara uyulmadığı zaman hangi yaptırımlarla karşılaşacakları bildirilmeli ve bu yaptırımlar bütün öğrencilere aynı şekilde uygulanmalıdır.
Şiddet uygulayanlara ve kurbanlarına verilecek psikolojik yardım, saldırgan davranışların yerine daha uygun davranışları yerleştirecek becerilerin geliştirilmesine ya da kaçınma ve geri çekilme davranışlarının yerine atılgan davranışların yerleştirilmesine yönelik olduğu zaman daha etkili sonuçlar vereceği unutulmamalıdır.
Okulda meydana gelen şiddet olaylarının ve diğer suçların analiz edilerek, olaylar en çok ne zaman, nerede meydana geldiği, en fazla kimlerin karıştığı, sorularına cevap bulunarak, sonuçlara göre güvenlik önlemleri ele alınmalıdır.
Okula farklı yerlerden giriş yapılması engellenmeli, girişler belli bir kapıdan yapılmalı ve bu kapıda mutlaka denetim olmalıdır. Okulun güvenliğini artırmak üzere polis, itfaiye, acil servis gibi birimlerle hemen iletişim kurabilecek şekilde düzenlemeler yapılmalıdır.
Hem şiddete maruz kalan hem de şiddeti yapan öğrencilere yönelik psikolojik yardım hizmeti sunulmalı bu çalışmalar öğrencinin ailesi ve öğretmenleriyle işbirliği içinde yapılmalıdır. Saldırgan davranışlar gösteren öğrencilere karşı tüm okul personelinin öğrencinin ruh sağlığını dikkate alan ortak ve istikrarlı bir tutum göstermelidir

Eğitim kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Liseler OBP Yarışında

YÖK, Danıştay’a gönderdiği katsayı kararı itirazında, liselerin öğrencilere daha yüksek ortaöğretim puanı verme yarışına girdiğini açıkladı

Danıştay’a gönderilen, ÖSYM (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi) “Katsayı Değerlendirme Raporu”nda, ÖSYM’nin resmi verilerine göre, ÖSS’ye giren yaklaşık ’1 milyon 450 bin kişinin 700 bin bazen 800 bin kişisi 80-100 puan aralığında AOBP (Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı) değerlerine sahip’ olduğu belirtildi. Raporda “Okul diploma puanları ve bunlara bağlı olarak oluşturulan OBP (ortaöğretim başarı puanı) ve AOBP değerleri objektif değerlendirme için gerekli olan nesnel kriterleri yeterince sağlayamamaktadır” denildi.

KALİTESİZ LİSELERİN NOT YARIŞI
50-60 ve 60-70 puan aralığında son derece az, 80-90 , 90-100 aralığında çok fazla sayıda öğrenci bulunduğu belirtilen raporda şöyle denildi: “Ortaöğretim kurumlarının tercih edilmesinde en önemli başarı göstergesinin, o kurumun mezunlarının üniversiteye yerleşme oranları olması sebebiyle, liselerin önemli bir kısmının, değişik beklentilerle, daha kaliteli eğitim-öğretim yapmak yerine, mezunlarına daha yüksek ortaöğretim puanı verme yarışına girmişlerdir. Ortaöğretim kurumlarındaki notların birbiriyle karşılaştırılmaz değerlendirme ölçütlerine göre verilmesi sebebiyle, iyi eğitim verip vermediğine bakılmaksızın, özellikle son sınıf öğrencileri arasında yüksek not ortalaması veren liselere doğru bir yapay öğrenci akışı ortaya çıkarmıştır. Sıkı eğitim veren ve göreceli olarak sözü edilen liselere göre daha düşük diploma notları veren liseler kaliteli ortaöğretim yapmalarına rağmen, bu süreçten ciddi biçimde olumsuz etkilenmektedir.”

OKULDA YÜKSEK, SINAVDA DÜŞÜKLER
2009 yılı ÖSS sınavına giren adayların ÖSS-SÖZ1 puanları ile ortaöğretim başarı puanları (OBP) kıyaslanan raporda, “Adayların ÖSS-SÖZ1 puanının ÖSS-SÖZ1 Türkiye ortalamasından düşük olmasına rağmen faydalandıkları OBP’nin Türkiye ortalamasının üzerinde değer aldığını göstermektedir. Bu durum, uygulanan katsayının güvenilirliği üzerinde ciddi kuşkulara neden olmaktadır” denildi. Danıştay’a gönderilen “Katsayı Değerlendirme Raporu” ÖSYM Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu ve Prof. Dr. Reşat Kasap tarafından hazırlandı. Rapor, katsayı ile ilgili yürütmeyi durdurma kararına itiraz dilekçesine ek olarak gönderildi.

Eğitim kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Lise Son Sınıflara Müjde

MEB, üniversite sınavına hazırlanan lise son sınıf öğrencilerinin sahte sağlık raporlarıyla uğraşmaması için yeni bir düzenleme getirdi

Milli Eğitim Bakanlığı, üniversite sınavına hazırlanan lise son sınıf öğrencilerinin sahte sağlık raporlarıyla uğraşmaması için devamsızlıkta ‘rapor yerine velinin yazılı başvurusunu’ yeterli saydı.

Halen 20 gün ‘özürsüz’, 25 gün de rapor alarak ‘özürlü’ devamsızlık yapabilen lise öğrencileri artık 25 günlük özürlü devamsızlıkları için de rapor almak zorunda olmayacak. Sadece lise son sınıf öğrencilerine verilen bu imkanla ‘öğrenci velisinin okul müdürlüğüne yazılı olarak başvurması halinde beyan edeceği süre’ de özürlü devamsızlıktan sayılacak. Ancak özürlü ve özürsüz devamsızlık süresi 45 günü yine geçemeyecek.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu dün ‘özürlü devamsızlık’ konulu illere bir genelge göndererek uygulamanın detaylarını bildirdi. Genelgede Bakan Çubukçu, ‘ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören son sınıf öğrencilerinin yıl boyu yoğun bir çalışma temposu göstererek ÖSS’ye hazırlandıklarını’ kaydetti. Öğrencilerin ‘sınav streslerinin azaltılması, derslere motivasyonlarının sağlanması ve sınavlara psikolojik olarak daha rahat girmelerini’ amaçladıklarını vurgulayan Nimet Çubukçu, “Bu yıla mahsus olmak üzere yönetmelikte belirtilen özürlerin yanı sıra öğrenci velisinin okul müdürlüğüne yazılı olarak başvurması halinde beyan edeceği sürenin de özürlü devamsızlıktan sayılması, öğrenci ve velilerine moral kazandıracaktır.” dedi.

Benzer bir genelge geçen sene nisan ayında da yayınlanmıştı. Bu sene üniversite sınavlarının iki aşamalı olması ve birinci basamak sınavının (YGS) nisan ayında yapılacak olması nedeniyle öğrenciler ‘rapor’ telaşına erken düşmüştü. Bakanlık da geçen seneki genelgesini bu sene erkene aldı ve öğrencileri rahatlattı.

Eğitim kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kılıçdaroğlu: Ezberlerini Bozdum

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Gecekondulara Yaptığı Ziyaretlerden Rahatsız Olanların Bulunduğunu Savunarak, ‘Varoşları Ziyaretim, Başta Başbakan Olmak Üzere Belli Çevrelerin Ezberlerini Bozdu’ Dedi

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, gecekondulara yaptığı ziyaretlerden rahatsız olanların bulunduğunu savunarak, ”Varoşları ziyaretim, başta Başbakan olmak üzere belli çevrelerin ezberlerini bozdu” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin Şişhane’deki İl Başkanlığı binasında 29 Mart 2009 seçimlerinde yürüttükleri seçim kampanyasının, reklam alanında ödül alması ve yarın yapılacak ”33. Olağan İstanbul İl Kongresi” ile ilgili düzenlenen basın toplantısında, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bir basın mensubunun, Melih Gökçek’in, gecekondu ziyaretine ilişkin ”Kompleks sonucu” demesini nasıl değerlendirdiği sorulan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

”Sayın Gökçek’i muhatap almak istemiyorum. Ankara’daki varoşları ziyaretim başta Başbakan olmak üzere belli çevrelerin ezberini bozdu. Oralar kimsenin tapulu alanları değil. Oralara gideceğiz, halkımızla kucaklaşacağız, onların sıkıntılarını dinleyeceğiz ve hangi çözümleri getirdiğimizi anlatacağız. Bu güveni verirsek, önümüzdeki seçimlerde halktan en güzel oyu alacağız. Sayın Gökçek işine baksın, biz de işimize bakıyoruz.”

Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın dün katıldığı bir televizyon programında, ay sonuna kadar Tekel işçilerinin çadırının kaldırılacağını açıklamasını nasıl yorumladığının sorulması üzerine, ”Normalde bir başbakan bunu söylemez ama Sayın Recep Tayyip Erdoğan söyler” dedi.

İşçilerin kimseye zarar vermediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ”Bu demokratik bir eylemdir. Bu eyleme her şeyden önce Sayın Başbakan’ın saygı duyması gerekir” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, tek isteğinin işçilerin ölüm orucundan vazgeçmesi olduğunu söyledi

haber kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Örgü kazaklar

Modelin Yapılışı

BEDEN:38

Ön ve arkaya 110 ilmekle başlayıp 1 ters, 1 düz 4cm lastik örün. üzerine ajurla devam edin. kolu 3+2+1 kesin. yakayı V kesin. arkayı da ajur yapın. kollara 54 ilmekle başlayın. lastikten sonra ajurla devam edin. kolun her iki tarafından 1′er ilmek olmak üzere 10 ‘ar ilmek artırın. kolu 2+1+1 kesin. her sırada 1 ilmek keserek kolu tamamlayın. yakanın çevresinde 10 ilmekten lastik örüp dikin.

AJUR:(24 İLMEK ÜZERİNDE)
1.sıra:1 kenar ilmeği, 1 at, 2 ilmekği topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 1 düz, 2 topla, 8 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 1 düz, 2 topla, 1 düz. arka sıraları ters örün.
2.sıra:2 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 1 düz, 2 topla, 4 düz, 2 topla, 1 düz, 1 at, 3 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 1 düz.
3.sıra:3 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 1 düz, 2 topla, 2 düz, 2 topla, 1 düz, 1 at, 5 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 1 düz.
4.sıra:4 düz, 2 topla, 1 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 1 düz, 2 topla, 2 topla, 1 düz, 1 at, 4 düz, 2 topla, 1 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 1 düz.
5.sıra:2 topla, 1 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 1 düz, 1 at, 1 düz, 2 topla, 5 düz, 2 topla, 1 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 1 düz, 1 at, 1 düz.
6.sıra:2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 3 düz, 1 at, 1 düz, 2 topla, 3 düz, 2 topla, 1 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 2 düz.
7.sıra:1 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 3 düz, 1 at, 1 düz, 2 topla, 1 düz, 2 topla, 1 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 1 düz, 2 topla, 1 düz.
8.sıra:2 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 1 düz, 2 topla, 4 düz, 2 topla, 1 düz, 1 at, 1 düz, 1 at, 2 topla, 1 at, 2 topla, 1 at, 1 düz. 2 topla. bu şekilde örgüye devam edin.

örgü kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Saç örgülü Bluz

Modele 68 ilmekle başlıyoruz.
Modelin Yapılışı

Ön ve arkaya 68 ilmekle başlayıp ajurla devam edin.Kol kısmını 3-2-1 yapın. Yakaya gelince ilmekleri açık bırakın.

Kollara 44 ilmekle başlayıp ajurla devam edin. Kolun her iki tarafından birer ilmek olmak üzere 10 ar ilmek arttırın. Kolu 2-1-1 kesin.

Her sırada bir ilmek keserek kol bitimine 8 cm. kalınca ilmekleri açık bırakın. Ön, arka ve kol parçalarını birleştirin. Yaka ve koldaki açık olan ilmekleri şişe geçirip 6 sıra bir ters, bir düz lastik örüp bluzü tamamlayın.

örgü kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

SAĞLIKLI BESLENME

Sağlıklı beslenme yeterli ve dengeli beslenmedir.Vücudumuzu oluşturan hücrelerin düzenli ve dengeli çalışması için besin öğelerinden yani yağlar, karbonhidratlar, proteinler, vitaminler ve minerallerden yeterli miktarda almalıyız. Vücudumuzun tüm besin maddelerine ihtiyacı vardır. Tek taraflı beslenmek yani sadece protein veya karbonhidratla beslenmek yanlıştır. Dengeli beslenerek vitaminler, mineraller ve lifler gibi önemli besin maddelerinden de almış oluruz.

Beslenme piramidi 5 ana besin grubunu içerir. Piramit en altta yer alan ve sıklıkla tüketilmesi gereken karbonhidratlarla başlar ve daha az tüketilmesi gereken gıdalara doğru gider. Bu besin grupları karbonhidratlar, mineraller, proteinler, yağ ve şekerdir.Beslenme piramidi gıdaların doğru seçimi için

sağlık kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın